Blogdayazar

24 Nisan 2017 Pazartesi

Ön Muhasebe

 İşsizlik herkesin önemli sorunlarından bir tanesi olsa gerek. Bende çeşitli eğitim alternatiflerini zaman zaman Blogdayazar'da paylaşarak meslek sahibi olup, hayallerindeki işe kavuşmak isteyenlere yardımcı olmaya çalışıyorum. Bunu yaparken de genellikle sertifikalı eğitim programlarını ön plana almıştım. Bugün ise herhangi bir eğitim kurumundan yardım almadan kendinizi geliştirebileceğiniz bir meslek dalı olan Ön Muhasebe konusunu sizlere aktarmaya çalışacağım. Ön Muhasebeci olmak için neler gerekiyor? kendimi nasıl geliştirebilirim? Ön Muhasebe de iş imkanları neler? gibi soruların yanıtlarını detaylarıyla birlikte aşağıda bulabileceksiniz. Aslında Ön Muhasebe konusunu ele almamın sebebi, ülkemizin en çok okunan gazetelerinde gördüğüm bir yazı ve sonrasında yaptığım kısa bir araştırma. Neydi bu yazı? hemen anlatayım. Haber, İŞKUR'da en fazla ilanı bulunan meslek gruplarını aktarıyordu ve Ön Muhasebe de bu sıralamada yer almaktaydı. Siteye göz attığımda haberin gerçeklik payı olduğunu gördüm ve kolları sıvayarak yazıyı hazırlamaya koyuldum. Evet Ön Muhasebe yazımın kısa macerası bu. Sözü daha fazla uzatmadan detaylara girelim artık. Çünkü üzerinde durulması gereken birçok şey var.



Ön Muhasebe


   Eğer Ticaret lisesi mezunu değilseniz veya daha önce Ön Muhasebe alanında bir kariyeriniz yoksa konu size oldukça karmaşık gelebilir. Hayır, hemen pes etmeyin ve yazımın devamını takip edin. Ön Muhasebe alanında hiçbir tecrübeye sahip olmamanız bu işi yapamayacağınız anlamına gelmez. Çünkü Her şeyin bir "ilk" i vardır. Peki Ön Muhasebe nin "ilk"i nedir? önce buna bir bakalım. Malumdur ki her firma sattığı mal veya hizmetleri, üretim için kullandığı malzemeleri, müşterileri ile ilgili borç,alacak durumunu ve buna benzer birçok mali işlemi takip etmek durumundadır. Bu işlemlerin takibine ise kısaca Ön Muhasebe denmekte. Tabi tanım kısa, yapacağımız iş ise oldukça fazla. Bunu unutmayalım. Yukarıda bahsettiğim Ön Muhasebe işlemlerini dört ana grupta toplamak mümkün. Bunlardan birincisi ve belkide en önemlisi kasa hesabı takibi. Kasa takibi, firmaya ait tüm nakit giriş ve çıkışlarının takip edildiği hesaptır.  Ön Muhasebe işlemlerinde diğer önemli bir konu ise cari hesaplardır. Yani firmanın müşterileriyle olan borç-alacak ilişkilerinin takip edildiği hesap olarak nitelendirebiliriz. Fatura ve irsaliye işlemleri de Ön Muhasebe ile ilgili ayrı bir konu olarak karşımıza çıkmakta. Satılan veya alınan malların sevk ve teslim işlemleri buradan takip edilir. Son işlem ise Stok takibi ise firmanın stok durumunun takibini kapsamakta. Bunun yanı sıra çalıştığınız firmanın iş durumuna göre çek/senet, banka gibi diğer mali işlemlerde Ön Muhasebe kapsamı içerisinde yer almakta. Ön Muhasebe konusu bu kadarla sınırlı değil elbette. Diğerlerini işe başladığınızda zamanla öğrenmeye devam edeceksiniz. Devam edelim, Ön Muhasebe için doğal olarak bazı bilgisayar programlarını bilmek gerekiyor.  İncelediğim kadarıyla Ön Muhasebe için birçok program mevcut. Hepsini bilmek şart mı? tabi ki de hayır. Bu konuda sizler için Kariyer net ten kısa bir araştırma yaptım. Peki sonuçlar? aşağıda hepsini yazdım. Ayrıca  Ön Muhasebe programları eğitimleri için sizlere yararı olacağını düşündüğüm bazı video linklerini paylaşacağım. Şimdi yazmak istediğim başka bir şey var. Ön Muhasebe paket programlarını öğrenmek tabi ki önemli, ancak yeterli değil. Hemen hemen her firmanın kullandığı Microsoft ofis programlarını, özellikle Exel'i ileri düzeyde bilmek iş görüşmelerinde sizi bir adım öne çıkaracaktır. Peki bu kadar Ön Muhasebe programı mevcut iken neden Exel bilmek gerekiyor? Şöyle açıklayayım; firmaların yukarıda bahsettiğim Ön Muhasebe işlemleri haricinde kayıt altında bulundurması gereken bir çok bilgi mevcuttur. Exel de bu verileri saklamak için en uygun programların başında gelmekte. Exel öğrenmek için farklı yöntemler bulunmakla birlikte benim sizlere önerim you tube da başarılı işlere imza atan Ömer BAĞCI'nın (Excel Eğitmeni-Yazar Ömer BAĞCI) adlı kanalı olacak. İçeriklere buradan ulaşabilirsiniz. Biraz da Ön Muhasebe paket programlarından söz etmekte yarar var. Burada da sizlere önerebileceğim Logo ve Mikro  iş ilanlarında en fazla karşılaştığım programlardan. Bu yazılımları geliştiren firmaların  Youtube kanalları eğitim için iyi bir fırsat olabilir.Logo Muhasebenin  Youtube kanalına buradan  Mikro yazılımın içeriklerine de buradan erişebilirsiniz. Tabi diğer programları öğrenmekte mülakatlarda elinizi güçlendirecektir. Bu konuda tercih sizin.




Ön Muhasebe


    Ön Muhasebenin teknik kısmını yukarıda özetlemeye çalıştım. Şimdi en az işin teknik kısmı kadar önemli bir meseleye değineceğim. Diyelim ki her şeyi öğrendik, iş bulma stratejimiz ne olacak? burada karşımıza iki seçenek çıkmakta. Birincisi işin çıraklığı olarak değerlendirebileceğimiz herhangi bir muhasebecinin yanında çalışmak. Eğer fazla bir ücret beklentiniz yoksa bunu deneyebilirsiniz. Ancak çalıştığınız muhasebecinin size işi öğretme konusundaki isteği de bu kapsamda önemli. Sadece getir,götür işleriyle uğraşmak size hiçbir şey kazandırmaz. İkinci yol ise, orta ölçekte bir firmada işe başlamak. Bu biraz sıkıntılı süreci içerisinde barındırır. Çünkü her şeyi kendiniz yapmak zorunda kalırsınız ve çoğu zaman yanınızda yardım edecek birisi bulunmaz. Ancak İşleri kendi başınıza yürütmeye başladığınızda Ön Muhasebeyi  tabiriyle "kapmış" olursunuz. "Aranılan"  kişi olmakta herkesin hoşuna gider. Yazmak istediğim başka bir konu ise firmaların Ön Muhasebe elemanlarından istedikleriyle ilgili olacak. Yukarıda da anlattığım gibi Ön Muhasebe tamamıyla firmanın mali işlemlerini kapsamakta. Bu Teorikte doğru, pratikte ise "kazın ayağı" öyle değil. Maalesef değil. Neden peki? örneğin, çalıştığınız firmanın elli kişilik bir atölye olduğunu düşünelim. Firma küçük olduğu için sizden de beklentiler farklılık gösterecektir. İşçilerin işe alım sürecinden tutun da; üretim planlamasına kadar birçok iş üzerinize yıkılabilir. Bunu önlemek için iş başvurusu yaptığınız firma hakkında araştırma yapmanız yerinde olur. Şunu da belirtmek isterim, çoğumuz artık iş başvurularını İnternet üzerinden yapıyoruz. Bu size zamandan kazandırabilir, ama firmalara kuru bir öz geçmiş göndermek yerine yüz yüze konuşmak; hele ki iş tecrübeniz yoksa daha doğru gibi geliyor bana  Bilmem siz ne düşünürsünüz.  





Ön Muhasebe

 Son olarak diyebilirim ki, ülkemizde iş bulmak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Nitelik bakımından iyi durumda olanlar ise her zaman bir adım önde. Nitelikleri arttırmanın yolu da eğitimden geçiyor. Ön Muhasebe de bu eğitimlerden bir tanesi. Tabi kendinizi geliştirip işin genel muhasebe kısmına ve daha sonra mali müşavirliğe kadar giden bir yol olduğunu da aklınızdan çıkarmayın. Görüşmek üzere... 



Devamını Oku

1 Şubat 2017 Çarşamba

Zollar

 "Anı yakalamak", "Kareye sığdırmak", "Ölümsüzleştirmek..." bu cümleleri hayatımız boyunca kim bilir kaç defa duyduk. Yaşanılanları zihnimizin dışında  saklama ihtiyacı insanın doğuştan gelen bir özelliği olsa gerek. Öyle ya, şair boşuna dememiş: "Yıllar sinene yaslanır hatıraların paslanır..." diye. Bazen yitirdiklerimizi anmak, bazen de en mutlu günümüzü tekrar tekrar yaşamak için saklamak gerekir onları. Gözlerimizi yaşartıp canımızı acıtsa da, gülme krizine soksa da bizimle birlikte olmak zorundadır anılar... Duygusallığın zirve yaptığı yazımda konuyu nasıl bağlayacağımı bilemedim. Asılında başlarken girizgahı anılarla yaparım, peşrevi de Zollar ile çekerim paçayı da böylece sıyırırım diye düşünmüştüm. Beceremedim galiba. En iyisi şöyle yapalım. Başlıkta yazdığım gibi bu gün size Zollar ı tanıtacağım. Zollar nedir? diye sorarsanız, "yeni bir girişimcilik örneğidir." derim sizlere. Zollar Youtube tarzı yeni bir video sitesi. Çektiğiniz videolar karşılığında sizi ödüllendiren bir sistem. İşin bizdeki özeti ise şu: "Video çek para kazan." Nasıl. Güzel mi? benim hoşuma gitti ve sizlere de tanıtmak istedim. Konuyla ilgili önce şunu söylemem gerekecek. Elimizdeki basit bir telefonla çevremizde olup biten her şeyi kayıt altına almamız mümkün. Haber bültenlerinde "Vatandaş kamerasından" çıkan görüntüleri de her gün izler olduk. Hani anıları kayıt altına almayı seviyorduk ya, Buda birilerinin kafasındaki girişimcilik ampulünü yakmış ve Zollar ın doğuşuna vesile olmuş. Zollar dünyanın bir çok yerinde olduğu gibi Türkiye'de de video meraklılarına kapılarını ardına kadar açmış durumda. Zollar Türkiye sorumlusu Necati KILIÇARSLAN'ın  Zollar ı tanıttığı videoda Zollar ile ilgili birçok sorunun cevabı bulunmakta. Bana da aşağıya detayları yazmak kaldı. Beğenirsiniz umarım.



zollar


 Zollar ın yapısından yeterince bahsettik. Şimdi biz bu işten nasıl para kazanacağız ona değinelim.  şunu söyleyecek olursak; Zollar a video göndermek için bir yere üye olmak gerekmiyor. Çektiğiniz videoları Zollar a android ve İOS uygulamalarıyla göndermeniz mümkün. Zollar yolladığınız video başına 1 dolara kadar ödeme yapıyor. Ödemeler Western Union, PTT ve Garanti Bankası aracılığıyla gerçekleşmekte. Buraya kadar her şey tamam. Peki biz Zollar a nasıl videolar gönderelim ki, bu işten karlı çıkalım. Zollar ın gönderilen videoları inceleyen bir ekibi bulunmakta ve burada içerikler eleme işlemine tabi tutuluyor. Ayrıca Zollar videoların ses ve görüntü kalitesi, içerik özgünlüğü gibi konularda oldukça titiz davranıyor. Görüntülerin telif hakkı içermemesi de önemli. Tüm bu şartları yerine getirip gönderdiğiniz içerikler Zollar tarafından onaylandıktan sonra para kazanmaya başlayabilirsiniz. ilgi çekici, eğlenceli ve özgün videolar? zor görünüyor değil mi? o zaman size bir ipucu vereyim. Zollar a video göndermeye karar verdiniz, ama ne yollayacağınızı bilmiyorsunuz. Benim önerim şu. Elimizde Youtube gibi derin bir arşiv mevcut. Bir içerik oluşturabilmek için bu arşivi kullanmanız mümkün. Yapacağınız iş ise çok basit. Youtube da en çok izlenen videoları araştırın ve bunlara benzer içerikler üretin. Kopyala, yapıştır değil canım. Kendi yorumunuzu kattığınız görüntülerden bahsediyorum. Eminim ki, bu Zollar ın dikkatini çekecektir. Ayrıca emek verilen her iş başarıya ulaşır. Bunu da aklınızdan çıkarmayın.


zollar



 Günümüzde gelir elde etme  yöntemleri oldukça farklılaşmış durumda. Bu silsileye kısa zaman önce İnternet haberciliği de eklendi. Sıradan bir cep telefonu kamerasından çıkan görüntü bu gün dünya çapında konuşulabiliyor ve sahibini de maddi, manevi açıdan  tatmin ettiği su götürmez bir gerçek.   Eğer sizde bu gibi işlere meraklıysanız Zollar  iyi bir başlangıç olabilir. Bol şanslar. Blogdayazar




Devamını Oku

26 Ocak 2017 Perşembe

Çiftlik bank

 Arkadaşlar! aranızda oyun oynamayı sevmeyen var mı?  eminim ki yoktur. Daha doğrusu dünyaya geldiğimizden itibaren hayatımızın bir parçası oluyor oyunlar. Bebekliğimizde elimize verilen çıngıraklar; yaşımız ilerlemeye başladığında arabalar, bebekler daha neler neler... sevilmez mi oyunlar. Belli bir olgunluğa eriştiğimizde oyunların rengi de değişiyor tabi. Siz hiç "Doğruluk mu? cesaret mi?" oyunu oynadınız mı? ben oynadım. Sonu dramatik bir şekilde bitse de güzeldi. Neyse. Konuyu bağlamak için söyleyeceğim şu olacak. Çocukluğumuzun önemli bir kısmını içerisinde barındıran oyunlar teknolojinin işe el atmasıyla beraber online hale geldi. Yüzlerce oyunun adını ezbere biliyoruz artık. Hele ki işin içine para da girince talepte buna oranla oldukça yükseliyor. "Oyun oynayarak para kazanmak" gerçekten müthiş bir fikir. Size uyar mı bilmiyorum fakat kısa bir süre önce gördüğüm bir oyun bayağı ilgimi çekti. Adı Çiftlik bank. "İlgini çeken tarafı nedir?" diye sorabilirsiniz. Bunu aşağıda yazacağım. Okuduğunuzda sizin de ilginizi çekecektir. Ama konuya girmeden önce Çiftlik bank ı biraz tanımakta fayda var. Çiftlik bank   yatırım bazlı bir oyun. Birkaç idealist girişimci tarafından hayata geçirilen  Çiftlik bank ın temel felsefesi ise şu. Yukarıda bahsettiğim bu girişimciler ülkemizin çeşitli kentlerinde gerçek çiftlikler kurmuşlar ve yaptıkları bu yatırımlara ortak bulmak için Çiftlik bank oyununu piyasaya sürmüşler. Yani siz oyuna dahil olduğunuzda gerçek bir çiftliğe yatırım yapmış oluyorsunuz. Gerçekten dahice bir fikir. Ama asıl bomba yazının devamında. Çiftlik bank  projesi bazılarının aklına o kadar yatmış olacak ki bu günlerde tavuklu, inekli oyunların sayısında önemli bir artış söz konusu. Çiftlik bank ise bu işin ilklerinden olduğu için önceliği ona verdim. Artık Çiftlik bank detaylarına bakma zamanı geldi sanırım. Şimdi sizleri Çiftlik bank a davet ediyorum. Kabul ederseniz tabi...



çiftlik bank



 Çiftlik bank a nasıl üye olunur? sorusunun cevabıyla başlayalım. Çiftlik bank ın sitesine girdiğinizde "Kayıt ol" sekmesinde kullanıcı adı, şifre, E-mail ve telefon numaranızı girdiğinizde kayıt işlemini tamamlamış olursunuz. Çiftlik bank ın aktivasyon ile insanları sıkmaması da güzel. Oyuna başladığınızda Çiftlik bank tarafından sizlere 15 altın ve 10.000 gram yem bonus olarak verilmekte. Sizde bu 15 altın ile bir Manisa tavuğuna sahip olabilirsiniz. Çiftlik bank pazarında sadece tavuklar mı var?  tabiki de hayır. Yaptığınız yatırıma bağlı olarak çok çalışkan inek ve arılara da sahip olabilirsiniz. Oyundaki altın sisteminden de biraz bahsetmekte yarar var. Çiftlik bank ta 1 altın 1 liraya eşittir. Ve oyun içindeki satın almaları da bu altınlarla gerçekleştirirsiniz. Sahi satın aldığımız Manisa tavuğu ne yapıyor acaba? ne yapacak. Bizim için üretim yapmaya başladı bile. Çiftlik bank ın çalışkan Manisa tavuğu saate 100 üretim yapar ve 25 gram yem tüketir. İşin üzücü kısmı ise tavuğumuzun ömrünün sadece 365 gün olması. Oyunda üretilen ürün ve ve yemi saklamak için bir depoya ihtiyacımız olduğu bir gerçek. Çiftlik bank bunu da unutmamış. Başlangıçta 10.000 gram yem ve 1000 ürün kapasiteli depolarımız olacak. Daha sonra üretim arttıkça Çiftlik bank tan 1 altın karşılığında ekstra kapasite alma şansımız bulunuyor. Oyundan para kazanmak için üretimi, dolayısıyla kümesimizdeki hayvan sayısını arttırmamız gerekecek. Bunu için ne yapıyoruz?  Çiftlik bank altın satın alıyoruz. Söyledik ya, Çiftlik bank bir yatırım oyunu. Altın satın almak için birkaç alternatif mevcut. Havale ve mobil ödeme için sitenin destek ekibiyle iletişime geçmemiz gerekiyor. Çiftlik bank tan papara ile altın satın almak isterseniz herhangi bir işlem yapmanıza gerek yok. Altınlar hesabınıza otomatik olarak geçecektir. Satın alma işlemini gerçekleştirdiğinizden sonra artık yapmanız gereken tek şey hesabınızdaki altınlarla istediğiniz hayvanı seçmek. Çiftlik bank ta kazanmanın tek yolu üretim değil. Çiftlik bank bazı alternatiflerle sizlere ekstra kazanma fırsatları sunmakta. Kısaca bunlara değinelim şimdi. Çiftlik bank ta bir referans sistemi bulunmakta. Referans linkiniz aracılığıyla birsi oyuna dahil olduğunda bu oyuncunun 2 hayvana sahip olması durumunda oyuncunun üretiminde belli bir komisyon kazanıyorsunuz. Bir başka kazanç yöntemi ise birlik sistemi. Bu sistemde Çiftlik bank ın hedefi hem daha çok üretim hem de oyuncuların sosyalleşmesini sağlamak. Çiftlik bank ta herhangi bir birliğe katıldığınızda  yaptığınız katkıya oranla kazanç sağlamanız mümkün. Diğer kazanç yolu ise puan sıralaması. Bir hafta boyunca en çok üretim yapan oyuncular Çiftlik bank tarafından hediye hayvan, altın gibi değerli oyun materyalleriyle ödüllendiriliyor. Çiftlik bank ile ilgili her şeyi bitirdik galiba? hayır hayır. Şimdi işin en güzel kısmına geldik. Kazandığımız parayı nasıl çekeceğiz?  parayı çekeceğiz çekmesine de önce yerine getirmemiz gereken şartlar var. Çiftlik bank ta para çekmemiz için en az 2 hayvana sahip olmamız gerekiyor. Diğer şartlar ise hesabımızda 20 altın, yani 20 lira ve bir papara hesabı. Eğer bir papara hesabınız yoksa Çiftlik bank ın sitesinde papara hesabı açmak için bir bölüm bulunuyor. Sona bıraktım sizi iyice meraklandırdım. Hani çok şaşıracaksınız demiştim. Tamam tamam yazıyorum. Çiftlik bank kendi çiftliklerinde ürettiği gerecek ürünleri oyuncularına satmakta. Bunların ücretlerini de oyundaki altınlarla tahsil ediyor. Yani oyundan  kazandığınız altınları taze kaşar, sucuk, bal gibi ürünler için de kullanabilirsiniz. Gördüğümde çok şaşırmıştım. Belki ilginizi çeker diye bunu da eklemek istedim.



çiftlik bank



 Evet. Çiftlik bank yukarıda yazdıklarımdan ibaret bir oyun. Sanal altından, geçek bala uzanan ilginç bir serüven. Hayatının önemli bir kısmını oyunlarla iç içe geçirenlere tavsiye edebileceğim Çiftlik bank ın ilerleyen dönemlerde nasıl bir performans göstereceğini ise hep birlikte göreceğiz. Hoşçakalın. Blogdayazar





Devamını Oku

19 Ocak 2017 Perşembe

GetMyAds

  Kısa bir zaman önce internette gezinirken üzerinde bayağı çalışmış bir video sayesinde GetMyAds firmasını tanıma şansım oldu. Bilirsiniz ki araştırmayı seven bir insanım ve hemen işe koyuldum. Neydi bu GetMyAds?  nasıl çalışırdı, ne kazandırırdı? nasıl üye olunurdu?  konuyla ilgili dizini kurcaladım, işin içinde olan insanların yorumlarını inceledim. Farklı bir işti GetMyAds. Ve Bolgdayazar'ın dizinine girmesi gerekliydi. Sır gibi anlattım galiba. Ancak sırlar her zaman ilgi çekicidir. Konuya geri dönelim. Network sistemlerle para kazanmak isteyenlerin sayısı kuşkusuz her geçen gün artıyor. Arz-talep dengesi doğrultusunda yeni yeni firmalar çeşitli seçeneklerle karşımıza çıkmakta. GetMyAds de bunlardan sadece bir tanesi. Diğerlerine göre farklı yönlerini aşağıda yazacağım. Ama öncelikle hem genel kültürümüz artsın, hem de "Nasıl bir firmaya üye oluyoruz?" bunu bilmek adına GetMyAds i genel olarak tanıyalım.


GetMyAds


 GetMyAds 2008 yılında bir reklam şirketi olarak kurulmuş. Bugünkü yapısını alması ise 2011 yılına kadar uzanmakta. GetMyAds kısaca, popüler sosyal medyadaki reklam alanlarını satın alıyor ve  satın aldığı reklam alanlarını müşterilerine kiralayarak gelir elde ediyor. Tabi burada bahsettiğimiz rakamlar öyle hafife alınacak gibi değil. GetMyAds in bu işi yaparken kullandığı finansman stratejisi de bizlere bir kazanç kapısı açmakta. Nasıl mı? GetMyAds üyelerinden aldığı reklam paketlerinin ücretlerini bu alanda kullanıyor. Bir nevi kazan-kazan durumu var ortada. GetMyAds in şu an 80.000'in üzerinde müşterisi bulunuyor. Bu yeni bir pazar için oldukça iyi bir rakam. GetMyAds kazançlı geri ödeme sistemi ve site sahiplerine sunduğu fırsatlarla öne çıktığını söyleyebilirim. Tanıtım kısmını kısa tutmakta yarar olduğunu düşünerek GetMyAds in cebimizi ilgilendiren kısmına geçiyorum.



GetMyAds



  GetMyAds de birçok kazanç yöntemi olduğu söylense de işin aslında iki temel kazanç yöntemi bulunmakta. Bunlardan ilki olan (Payback) geri ödeme sistemini açıklayacak olursak; geri ödeme sistemi  üyelerin 1 jeton karşılığında satın almış olduğu reklam paketiyle başlıyor. Yani bir jeton satın alarak GetMyAds in müşterisi olarak işe başlıyoruz. Bu arada 1 jetonun 50 dolar olduğunu da söyleyelim. Geri ödeme sisteminde en fazla 1000 jeton alma hakkımız bulunuyor. Peki bu jetonlar bize ne kazandıracak? bunu basit bir örnekle açıklayalım. GetMyAds den 100 dolar karşılığı 2 jeton aldığımızı varsayalım. Aldığımız bu 100 dolarlık paketin günlük getirisi %1 yani 1 dolar. Her reklam paketinin 600 günlük süresi vardır. Bu sürenin sonunda günlük 1 dolardan 600 dolar gelir elde etmiş oluyoruz. Anlaşılacağı üzere 100 günün sonunda verdiğimiz parayı amorti etmiş olacağız. "Biriken bu meblağın hepsini çekebilir miyiz?" sorusunun cevabı ise hayır. Nedenine gelince GetMyAds in bir havuz sistemi mevcut. Bu kapsamda elde ettiğimiz gelirin yarısı nakit kasasına aktarılırken diğer yarısı havuz hesabında birikmekte. Havuz sistemini bir sigorta gibi düşünebiliriz. Firmanın ve bizim geleceğimiz için böyle bir şey yapılmış. Geri ödeme sisteminin  özeti bundan ibaret. GetMyAds in ikinci kazanç yöntemi işin network kısmını içeriyor. Çalışma sistemi ise şu, GetMyAds e üye olduktan sonra tabi boş durmak yok. İlla ki çevremize bu işi tanıtmak gerekiyor. Yine bir örnekle devam edelim. GetMyAds i tavsiye ettiğimiz kişi teklifimizi kabul edip 1 jetonluk reklam paketi satın aldığında biz bu işten %12 komisyon yani 6 dolar kazanıyoruz. Bu da bizim 1. derinliğimiz oluyor. Üye kazandırmaya devam ettiğimizde 2. derinlik için yine %12, 3 ve 4. derinlik için %2  komisyon alıyoruz. 4. derinlikten sonrası komisyon bulunmamakta. Burada bahsettiğimiz düşey derinlik. İşin iyi tarafı buradan elde ettiğimiz gelir GetMyAds tarafından havuza aktarılmıyor. Yatay derinlikte kazandırdığımız üyelerin her biri için komisyon alıyoruz. Yatay derinlik için herhangi bir sınırlama yok. Kazandırdığımız he üye için komisyon alabiliyoruz. Doğal olarak daha fazla gelir için yatay derinliğimizi arttırmamız gerekir. Bunun dışında üye sayımızın artmasına paralel başkanlık, mentorluk gibi sevilere ulaşarak GetMyAds in sunduğu karlı fırsatlardan yaralanabilme imkanımız var.



GetMyAds



 GetMyAds ile ilgili son sözlerim şu olacak; internet üzerinden reklam sektörünün yıllık cirosu artık milyar dolarları buluyor. Yani pasta oldukça büyük. Teknolojinin de yardımıyla sektörün geleceği parlak ve yatırım yapılabilir nitelikte. Türkiye'de de hızlı bir şekilde ilerleyen GetMyAds ülkemizdeki parçalı bir yapı gösteren reklamcılık alanını toparlayacak gibi görünüyor. GetMyAds in bu yükselen trendine katılıp katılmamak ise tamamen bizim elimizde. Hoşçakalın. Blogdayazar























Devamını Oku

11 Ocak 2017 Çarşamba

Sigortacılık

 Evimizin önünde duran araban, dişlerimize kadar her şeyin sigortalandığı günümüzde, sektörün hızla büyümesi ve buna bağlı olarak iş gücü talebinin artması Sigortacılık mesleğini yeniden cazip hale getirdi. Bende bu alanda kariyer yapmak isteyenlere yol göstermek amacıyla konu hakkındaki bilgilerimi sizlerle paylaşmak istedim. Sigortacılık içeriği itibariyle pazarlamayı kapsadığı için sizlere biraz soğuk gelebilir. Ancak bu işin sadece bir kısmı. Aşağıda ayrıntılarına ve sizler için seçtiğim eğitim olanaklarından bahsedeceğim Sigortacılık mesleğiyle ilgili yazmak istediğim bir şey daha var. Ülkemizde Sigortacılık sektörü yıllık ortalama 3000 kişiye iş imkanı sağlayarak iş gücü piyasasında önemli bir konuma sahip. Hükümetin hayata geçirdiği yasalar ve sigorta çeşitlerinin artması da Sigortacılık mesleğinin önünü açan sebepler arasında. Kısacası Sigortacılık, ileriye dönük kariyer planları olanlar için biçilmiş kaftan. Detaylar mı? aşağıda aradığınız bir çok şeyi bulacaksınız.

sigortacılık






 Sigortacılık mesleği ile ilgili internet ortamında bir çok bilgi mevcut. Tabi buna paralel eğitim ve sertifika seçenekleri de oldukça fazla. Biz öncelikle sigortacı profilini inceleyelim. Sigortacılık mesleğini tercih etmek isteyenlerin sahip olması gereken ilk özellik ikna becerisine haiz olmaktır. Yukarıda yazdığım gibi Sigortacılık bir pazarlama işi. Bunun yanı sıra dış görünüş de önemli tabiki. Eğer takım elbise giymekten hoşlanmıyorsanız, bu alışkanlığınızdan vazgeçmek zorundasınız. İkna ve dış görünüşün haricinde konuşma da sigortacı profili için olmazsa olmaz bir konu. Akıcı bir konuşma çalışma hayatınız boyunca en büyük silahınız olacaktır. Bunun dışında büro işlerine yatkın olmayı da profil içerisine dahil edebiliriz. Peki Sigortacılık mesleğinde çalışan birinin yapabileceği işler nelerdir? birde buna bakalım.
 Sigortacılık mesleğinde çalışmak isteyenlerin istihdam olabilecekleri bir çok alan mevcut. Bunlar arasında özel ve kamu kurumlarının sigorta departmanlarında (Kamu için KPSS gerektiğini unutmayın) çalışmaları mümkündür. Ayrıca bir girişimci olarak kendi sigorta acentelerini kurarak Sigortacılık mesleğini icra edebilirler. Doğal afet konularında faaliyet gösteren kurumlarda eksperlik yapabilirler. Bunu dışında banka ve diğer acenteleri de işin içine dahil etmek mümkün.


sigortacılık

 Sıra geldi eğitim olanaklarına... Doğal olarak üniversitelerin Sigortacılık ve ilgili bölümlerinden mezun olanlar bir adım önde. Ancak kurumların Sigortacılık sektörüne yaptığı yatırımlar her gün büyüyor ve Sigortacılık konusunda eğitim almış kişilerin iş bulma şansı bu bağlamda artmakta. Sizlere önereceğim eğitim programı ise A-Senkron , yani istediğiniz zaman diliminde eğitim alma fırsatı sunan bir sistem. Evet, sizler için tavsiyem Anadolu Üniversitesinin Sigortacılık konusunda hazırlamış olduğu e-sertifika programı. Piyasada bu konuda eğitim veren birçok kurum bulunurken neden Anadolu Üniversitesi? hemen yazayım. Anadolu Üniversitesi e-sertifika programlarını hayata geçiren kurumların başında gelmekte. Yani bu konuda oldukça deneyimli. Ayıca her yıl A.Ö.F sınavlarını başarıyla uygulayan Üniversite, SPK lisans sınavlarını da gerçekleştiriyor. SPK gibi önemli bir kurumun sınavlarını uygulamak Anadolu Üniversitesinin sertifika programlarına güvenmek için ayrı bir neden. Fazla uzatmayalım. Sigortacılık e-sertifika programının ayrıntılarına buradan ulaşabilirsiniz.


sigortacılık


 Yazıma son vermeden önce Sigortacılık  mesleğinin geleceği için kısa bir yorumda bulunmak istiyorum. Tabi bu benim öngörüm. Günümüz işletmelerinde "risk yönetimi" nin önemi her geçen gün artmakta. Kurumlar bünyelerindeki Finans, pazarlama Ar-Ge ve diğer bölümler için ileriye dönük planlar yapmak ve bunlarla ilgili riskleri tahmin ederek gereken önlemleri almayı istemektedirler. Buda doğaldır ki, karşımıza risk yönetimi konusunda uzman personel ihtiyacını çıkaracaktır. Yani yakın zamanda "Sigortacılık deneyimine sahip risk yönetimi uzmanları aranıyor." ilanlarına sıkça rastlayabilirsiniz. Kim bilir, bu ilan belki de sizin için uzun soluklu bir kariyer fırsatı olabilir. Hoşçakalın. Blogdayazar

















Devamını Oku

12 Aralık 2016 Pazartesi

Ağızdan ağıza iletişim

 Birisine  doktor tavsiye ettiğiniz oldu mu? veya herhangi bir süpermarketteki indirimi başkasına haber verdiğinizi hatırlıyor musunuz? bilinçli veya bilinçsiz çoğunlukla yapıyoruz bunu. akademik bir dille de buna Ağızdan ağıza iletişim diyoruz. Halk arasında her ne kadar dedikodu denilse de... Ağızdan ağıza iletişim önemli, hatta pazarlamacılar için hayati bir konu bence. Neden mi? çünkü ücretsiz. Devam edelim. Ağızdan ağıza iletişim konusuna iki farklı açıdan bakmak gerek. Birincisi işin tavsiye eden kısmı. Tavsiye eden aldığı ürün veya hizmetin ihtiyacını giderdiği hakkında ikna olmuş ve diğerlerine tavsiye etmiştir. Burası bizi çok ilgilendirmiyor. Asıl konu tavsiye edilen. Eğer yorumlar olumlu ise maddi, manevi getirisi oldukça yüksek. Aksi durumu az çok tahmin etmişsinizdir. Bireysel pazarlama ile uğraşanlar için de Ağızdan ağıza iletişim dikkat edilmesi gereken bir nokta. Bende konuyu bunun için ele aldım ve network yapanlara bazı öneriler sundum. Hadi detaylara bir bakalım.


                                   Ağızda ağıza iletişim

  Güven her canlının ortak ihtiyacı. Güvenilir insan olmak ise ayrı bir konu. İnsanlar size neden güvenir? sizi tanıdıkları için mi? veya yalan söylemediğinizden? ya da çok sevilen biri olduğunuzdan... sebepler değişiklik gösterebilir. Önemli olan karşıdakinin size duyduğu güven ve Ağızdan ağıza iletişim bunun ilk adımı.  Sadece bu kadar değil. Konu hakkındaki uzmanlık ve bilgi de Ağızdan ağıza iletişim adına önemli. Önce kendinize şunları sorun: "Yaptığım iş ile ilgili ne biliyorum?" "Sattığım ürünlerin içeriği hakkında ne kadar bilgi sahibiyim?" ve bunun gibi değişik sorularla kendinizi sınayın. Bunu deneyin. Yakında pek çok insanla karşılaşacaksınız ve onların size soruları olacak. Yani Ağızdan ağıza iletişim bir kez daha karşınıza çıkacak. Kişileri tatmin etmek zordur. Fakat ikna olduklarında onlar için vazgeçilmez olursunuz. Ayrıca neyi, nasıl söylediğiniz de Ağızdan ağıza iletişimin olumlu sonuçlanması adına önem taşımakta. Anlatmak istediğiniz konuyla ilgili otorite sayılacak kadar bilgi sahibi olabilirsiniz. Ya karşınızdaki. Konuya ne kadar hakim? bunları bilmeden iletişime geçmek doğal olarak karşıdakinin size şüpheyle yaklaşmasına sebep olacaktır. Derdimiz kimseyi kandırmak değil. Yalnızca ikna. Karşınızdaki kişiyle uyumu yakalamak, onun kelimelerini yine ona satarak konuşmak Ağızdan ağıza iletişimin başarısını arttırmak için uygun bir strateji olabilir. Değinmek istediğim başka bir konu var. Motivasyon. Kısaca insanları istenilen bir duruma yönlendirmek için yapılan eylemler bütünü. Gözünüzdeki ışığı görebiliyorum. Evet. İşinizi geliştirmek adına yine adresiniz Ağızdan ağıza iletişim olacak. Peki nasıl? hemen bir örnek vereyim. Yazıları yazarken motive olabilmek için Queen in meşhur şarkısı "We Are The Champions" u dinliyorum ve böylece iyi yazılar çıkarabiliyorum. Şaka tabiki de. Motivasyon farklı bir şey. İnsanlarla konuşurken söyledikleriniz karşı tarafa dokunmalı. İçinde bir şeyler hissetmeli. Şevki artmalı. Ama sizde uçmamalısınız. Argo tabirle "Gaza" gelmemeli ve "Gaza" getirmemelisiniz. Motivasyon ile mübalağa arasındaki farkı anlatabilmişimdir umarım. İşte bu noktada üzerinde durmamız gereken şey yine Ağızdan ağıza iletişim. Yani anlatılan ile anlaşılan uyumu.

Ağızdan ağıza iletişim

  Sonuç olarak her sabah yataktan kalktığınız andan tekrar oraya dönene kadar yaşanılan her süreçte Ağızdan ağıza iletişim insanlarla etkileşiminizde başrol oynuyor. Ben ise konuyu yalnızca pazarlama çerçevesi içerisinde yazdım. Kişileri etkilemek, onları istediğimiz davranışlara iletmek yetenek gerektiren bir iş. Başarmak için iyi iletişim şart. Konuyla ilgili detaylara ihtiyacınız olduğunu düşüyorsanız Kevin HOGAN'ın  "Konuşarak İkna Psikolojisi" kitabını okumanızı öneririm. Kendiniz için, iyi bir iletişimci olmak için... Blogdayazar






Devamını Oku

7 Aralık 2016 Çarşamba

YOLO Dünyası için Geri Sayım Başladı!

haydar-colakoglu-yolo-uygulama
Ulaşımda En Pratik Yol O!  sloganı ile yola çıkan ve Uber’in karşılaştığı en güçlü rakip olan girişim YOLO için geri sayım başladı. Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yoğun ilgi gören şehir içi, konfor ve kaliteyi birleştiren yolculuklar sağlayan platformlara bir yenisi daha ekleniyor. Kısa süre içinde hayatımızda farklı bir yer edinmeyi hedefleyen girişimin adı YOLO.
YOLO, şehir içinde lüks segment araçlar ile şehir içi VIP taşımacılık hizmeti veren ve sektöre çok iddialı girerek diğer rakiplerine nazaran çok farklı iş modeli ve kazanç vaat eden bir mobil uygulama. Dünyada Uber modeli olarak bilinen mobil uygulamanın Türkiye versiyonu olarak planlanmış olan YOLO, uzun süren Ar-Ge çalışmaları sonucunda ortaya çıkmış.
YOLO’yu dünyadaki benzerlerinden farklı kılan en önemli özellik TR’de hukuksal altyapısının sağlamlığı ve farklı kazanç modelleri. YOLO, hem kullanıcılara, hem de iş ortaklarına sağladığı yeni nesil bir iş modeli ile kısa sürede yola çıkıyor.
haydar-colakoglu
YOLO, TEB Holding ve Çolakoğlu Grup Yönetim Kurulu Üyesi Haydar ÇOLAKOĞLU başkanlığındaki güçlü yatırımcı ve yönetim kadrosu ile de dikkat çekiyor. Yönetim kademesindeki 12 kişilik tecrübeli ekibin, 1 yıl süren çalışmaları sonucu ortaya çıkardıkları YOLO, şehir hayatına yeni bir soluk getirmeyi planlıyor.
haydar-colakoglu-teb-genel-mudur
haydar-colakoglu-teb
haydar-colakoglu-teb-genel-mudur
Ulaşımdaki zorlukları keyif ve konfor ile çok uygun koşullarda sunmayı hedefleyen ekip adına konuşan YOLO Yönetim Kurulu Başkanı Haydar ÇOLAKOĞLU şunları söyledi;
“Günümüzde temel ihtiyaçlarımızdan biri olan şehir içi konforlu seyahatin hızlı, güvenli ve ucuz olarak sağlanabilmesi başlangıç noktamızdı. Bununla birlikte, kayıt dışı kalan birçok seyahatin kayıt altına alınarak vergilendirilmesi, sektörde hukuksal altyapının sağlamlaştırılması yeni düzende yeni normallere alışan bizler için çok önemli. İşlerimize teknolojiyi en verimli şekilde entegre etmek hem kullanıcılarımıza hem de iş ortaklarımıza yüksek kazanç sağlayacaktır.
YOLO yüzde yüz yerli yapım bir uygulamadır. Amaçlarımızdan biriside bu iş modelini hızlı bir şekilde ülke dışında da kullanılan bir marka yapmaktır. YOLO’nun temel felsefesi bundan ibarettir.
Kendi kurucularımızın sağladıkları desteklerin yanında, henüz başlangıç aşamasında iken Los Angeles merkezli bir yatırım şirketinden 16 milyon dolar değerleme ile bir kısım yatırım aldık. Kendileri ile yaptığımız çalışmalar sonucunda da “you only live once” baş harflerinden oluşan YOLO isminde karar kıldık. Bunun yanısıra Los Angeles, San Francisco, Londra ve Zürih merkezli yatırımcı grupları ile de görüşmelerimiz devam etmekte. Bu güç birliği platformu ile hem UBER gibi bir dünya devine rakip olacak, hem de Türkiye’den bir dünya markası çıkartabilmek için çalışacağız.
haydar-colakoglu-yolo-turkiye
Başlangıç gününde 300’ün üzerinde araç ile hizmet verecek olan YOLO ile kullanıcılar, tek tuş ile araç çağırabilecek, ulaşım ücretlerini kredi kartları ile ödeyebilecekler. Araçta unuttukları herhangi bir eşyanın güvende olduğunu bilecekler. Yıl sonu hedefimizde 1000’i aşkın araçla hizmet vermek var.
Bu uygulamaların yanısıra yolcularımızı çok özel kampanyalardan da faydalandıracağız. Farklılıklarımız, ilk günden bu ayrıcalıklar ile görülecek. Kasim ayında acilacak beta surumu ile İstanbul`un bazi seckin mekanlarinda yapilacak test surusleri ile hizmete baslayacak olan uygulama üzerinden özellikle tanıtım günlerimizde kayıt yaptıran yolcularımıza 15 Aralık - 4 Ocak tarihleri arasında ücretsiz ulaşım hakları, çeşitli promosyonlar sağlayacağız. Açılışa özel bu kampanya gibi birçok büyük kurumdan da kampanya desteği alan YOLO ile yolculuklarınızın standartları değişecek. YOLO’yu hepinize tavsiye ediyorum. YOLO dünyasına hoş geldiniz.”
GooglePlay ve AppStore dan indireceğiniz uygulama sayesinde YOLO dünyasında siz de yerinizi alın. Detaylı bilgi ve iletişim için www.yolo.com.tr adresinden YOLO’ ya ulaşabilir @yolo_turkiye Instagram adresinden de takip edebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.
Devamını Oku